22.02.2015

Seçim Senin




 Bazen yorsa, bunaltsa, sinir bozucu olsa da  yaşamak güzel şey dostum:) Ama insanca yaşamak istiyorum dersen şayet, çabalamak gerek bunu da bilesin!
Mesela basit şeylerden mutlu olmalısın. Evet istediğin hep uzakta, hep ulaşmaya çalışıyorsun ama hissettiğin yakınında bunu unutmayasın. Bahçeli evin yok mu? Sığın sende o zaman yeşil bulduğun bir alana. Seç beğen, her yer senin:) Yat, yuvarlan, toprağa dokun, gökyüzündeki bulutlardan hayaller kur hatta karıncaları izle...

Seçim senin:)

18.02.2015

Pufidik Poğaça Tarifi


 Pufidik poğaçalarım ve  ben karşınızdayız:) Bulut gibi, göz göz poğaça yapmak istiyorum diyenler bu tarifi mutlaka deneyiniz, pişman olmayacaksınız...
Ne zamandır ha paylaştım ha paylaşacağım derken, kısmet bugüneymiş. Kahvaltılarda ekmek niyetine kullandığım çok hafif bir tarif bu, umarım sizde beğenirsiniz.


İşte en pufidiğinden poğaça tarifi;

 -Malzemeler-
2 su bardağı ılık su
1 paket yaş maya
1 çay bardağı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı sıvı yağ
1 yumurta ( sarısı üzeri için, beyazı karışımın içi için )
Alabildiği kadar un:)

-Yapılışı-
Ilık suda mayanızı erittikten sonra şekeri ve tuzu ekleyip mayanın gelmesi için birkaç dakika bekleyin. Daha sonra sıvı yağını ve yumurtanın beyazını ekleyip karıştırın. Bazıları sıvı yağı en son koyun diyor ama ben önce koyuyorum, tercih size kalmış. Son olarak unu ilave edin.
Poğaçanın göz göz ve pufidik olması için un ilavesinde biraz cimri davranmalısınız. Bu poğaça için kıvam çok vıcık vıcık değil ama şekil verirken hafif elinize yapışması hali. Biliyorum bu alabildiği kadar un meselesi çok gıcık ama alabildiği kadar un eklenecek burada:)
Hamura şekil verip tepsiye koyduktan sonra üzerine temiz bir örtü serin ve hamurun mayalanmasını bekleyin. Hamur mayalandıktan sonra üzerine ayırdığınız yumurta sarısını sürüp susam veya çörek otu serpiştirin ve 175 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Şimdi birde yanına güzel bir çay demleyin, biraz peynir biraz domates... Bak yine canım çekti:)


 Ağzınızın tadının kaçmayacağı, hep güzel haberler alacağınız, bulut gibi pufidik geçsin gününüz.
Neşe ve huzur hiç eksik olmasın hayatınızdan emi:)

17.02.2015

Blogger Fotoğraflarında Çerçeve ve Gölgeyi Kaldırmak

 Merhaba herkese:)
Öncelikle tasarım konusunda uzman değilim, sadece kendi blog sayfamı düzenlerken kullandığım bazı şeyler var onlardan ilkini paylaşmak istedim. Eğer fırsat bulursam ara ara devamını getirmeyi planlıyorum. 
Bugün blogger için fotoğraf çerçeve ve gölgesini kaldırmanın basit bir çözümünü paylaşmak istedim sizinle. Dediğim gibi uzman değilim:)


 Fotoğraflarınızın yukarıdaki örnekte olduğu gibi çerçevesiz ve gölgesiz olmasını istiyorsanız izleyeceğiniz yol ; Şablon - Özelleştir - Gelişmiş - CSS Ekle seçeneğini seçtikten sonra aşağıda verdiğim kodu CSS kutusuna yapıştırıp kaydetmek olacak.
Özellikle şeffaf resim eklendiğinde gölge kötü bir görüntü oluşturuyor, eğer sizde rahatsız oluyorsanız bu kod ilaç gibi gelecektir.
Daha önce eklediğiniz bir CSS kodu varsa eklerken dikkatli olun lütfen.


.post-body img, .post-body .tr-caption-container, .Profile img, .Image img,
.BlogList .item-thumbnail img {
  padding: none !important;
  border: none !important;
  background: none !important;
  -moz-box-shadow: 0px 0px 0px transparent !important;
  -webkit-box-shadow: 0px 0px 0px transparent !important;
  box-shadow: 0px 0px 0px transparent !important;
}


Umarım işinize yarar.
Harikulade bir gün geçirmeniz dileğiyle:)

13.02.2015

Sevgililer Günü

  Sevgililer Günü gelmiş hoşgelmiş:)
Sevdiğini hatırlamak, güzel bir gün geçirmek için bir bahane günü aslında. Tabi ki bir gün değil sevgiyi ölçen ama o kadar günlük işlerin peşinde koşuyoruz ki malesef çoğu zaman sürprizsiz geçiyor zamanımız. Sürpriz deyince uçak kiralayıp, ' SENİ SEVİYORUM AYSELLL' yazılı pankart dolaştırmak değil elbet:)


 Bazen değil her zaman bir bahane bulur olduk. Ne yani illa lüks lokantalarda yemek yemek, ünlü popçuları ayakta dikilip izlemek ve eve dönüş trafiğini çekmek mi gerek? Hayır!
En güzeli evin sıcağında yayılarak kutlamak bence:)
  Bizde öyle yapmayı planlıyoruz, yani evde  yayılmayı:) Tembellik etmez isem yarın yaptığım yemekleri paylaşırım, öyle planlıyorum yani:)

Her günümüz sevgi ve aşk dolu geçsin:)



8.02.2015

Yün Düzenleyici: Bobin!




 Kış bitsin artık bende rahat rahat fotoğraf çekeyim. Bizim buralarda hava çok erken kararıyor ne proje yapabiliyorsun ne çekim. Ne planlar yapmıştım oysaki, neyse yaparız zamanla:)
Bugün artık yünlerimi karton bobine sarıp sarmaladım. Seviyorum iplikleri, kumaşları, kurdele ve düğmeleri. Güzel oldu mu ne:)

Çok mutlu olun olur mu! Renkli, coşkulu, enerjik, pek sempatik geçsin Pazarınız...

6.02.2015

Haftasonu


 Bu haftasonu yapmak istediğim ne çok şey var! Bol fotoğraf, blo diy, bol yemek... herşeyin en bolundan istiyorum:) Yaklaşık üç gündür blog tasarımımla uğraşıyordum, muhtemelen o sırada girenler bu kız ne yapıyor diye düşünmüş olabilir çünkü milyon kez fikir değiştirdim:)
Umarım son halini beğenirsiniz. Eskisi de çok güzeldi ama daha sade ve net olmasını istedim, artık kendime söz verdim bu son:)
 
Görüşmek üzere, kendinize torpil geçin bu haftasonu olur mu? :)

2.02.2015

Bağımlılık Yapan Bir Site: Deco. zone

 Dekorasyona olan ilgim vede bağımlılığım nedeniyle her gün mutlaka girip sayfasına göz attığım siteler vardır. Tanıştırayım, bağımlı olduklarım listesine eklediğim yeni gözdem: deco.zone... Geçtiğimiz Eylül ayında yayına giren deco.zone; dekorasyon önerileri, ev turları, dış mekanlar gibi kategorilerinin yanı sıra kendin yap bölümüyle de beni mest etti. Malum pek bir severim kendilerini:)
Takip ettiğim sitelerin fotoğraflarının aydınlık, çözünürlüğünün yüksek olmasını beklerim, deco.zone tam da bu noktada ihtiyaçlarıma cevap verdi. Fotoğraflar o kadar şık ve zarif ayrıntılarla dolu ki insanda bunu acilen denemeliyim hissi uyandırıyor.
Benim acil listem oluştu bile, işte listem!


  Bu fotoğrafı görür görmez oturma odamızın duvar rengini değiştirmeye karar verdim. Hatta fırçayı elime alıp boyayasım var en acilinden. Sitenin en sevdiğim tarafı da bu oldu, verdiği önerilerle yenilik hissi uyandırması. 


 Peki bu ahşap düzenleyiciye ne demeli? Nostaljik görünümüyle benim favorim, ''Nasıl İstersen Projesi'' diyorum kendisine:) İster deliklere yerleştirilen çubuklara raf koyarak kullan, istersen rafsız... Tahtayı pastel tonlarda veya kara tahta boyasıyla boyamak eğlenceli olur diye düşündüm, ne dersiniz?


Özellikle küçük mutfakları kullanışlı kılmanın en basit yolu! Açık raf sistemleri.


 Hep aklımdaydı delikli panolardan kendime bir çalışma köşesi ve depolama alanı oluşturmak, ertelediğim projeyi yapmak için kolları sıvadım bile:)


Tabure komodinin dekorasyonunu pano ile tamamlamak odanın havasını nasıl değiştirmiş.


 Minicik bir balkondan bu sevimli okuma köşesini oluşturmak aklımın ucuna bile gelmezdi! Bu fikri çok sevdim ve listeme ekledim.

İşte benim acil listem... Sizde acil listenizi oluşturmak için deco.zone' u ziyaret edebilir veya buradan facebook sayfasını takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.
Önerilerinizi, fikirlerinizi ve acil listenizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum:)
Harikulade bir hafta geçirmeniz dileğiyle.








31.01.2015

Gülümse




Çocukken okuldan gelirsiniz ve evde sizi karşılayan bir kek kokusu vardır ya, anne kokusudur, mis gibidir, huzur dolar içinize ve durduramazsınız yüzünüzdeki gülümsemeyi. Ben en çok o zamanları hatırlarım ve mutlu olurum kendimi kötü hissettiğimde. İşte öyle geçsin gününüz ve en sevdiğiniz anılarınız hep sizinle olsun:)

30.01.2015

FİKRİ GÜZEL Projelerim Evim Dergisinde






 Merhaba, pek bir mutluyum bugün:) Evim Dergisi Şubat sayısında en beğenilen FİKRİ GÜZEL projelerim yer alıyor. Dergi elime ulaşır ulaşmaz bol bol fotoğraflayıp hemen sizlerle paylaşmak istedim. Onlarca fotoğrafın içinden seçmek sandığım kadar kolay olmadı elbet:) Derginin 86. ve 88. sayfalarından yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Umarım sizde beğenirsiniz, fikirleriniz ve önerileriniz benim için çok değerli, paylaşırsanız çok mutlu olurum:)

Çok mutlu, pamuk gibi, şans ve huzur dolu, harikulade geçsin gününüz:)

24.01.2015

Modern Vintage Dekorasyon





Bu aralar dekorasyonda sadelik istiyorum mümkünse:) Çok dolu olmayan, daha çok geometrik desenlerin yer aldığı, pastel renklerle siyah uyumunu istiyorum. Greengate benim en sevdiğim markalardan biriydi ama artık o kadar her yerde kullanıldı ki sıkılma noktasına geldim yani:) Bir müddet böyle devam etsin bakalım bende kendime geleyim:) Yakınlarda evinizi ufak dokunuşlarla nasıl değiştirebilirsiniz aşamalarıyla yazarım size. Dokunuş kelimesinin yerine ne yazsam diye düşündüm ama pek havalıymış tekrar
 söyleyeyim UFAK DOKUNUŞLARRR:))

 Sıkıntılarımızın bittiği, neşe dolu, çılgın, bol kahkahalı, pek sempatik bir haftasonu olsun. 
 Çok mutlu olalım be yaa:)

18.01.2015

Lake Mobilyayı Boyamak


 Azmin zaferi! Bir delilik anında aniden kalkıştığım lake ünitemi boyamayı bitirdim sonunda:) Yemek masası da bitti aslında ama ev halkı aralara attığım grilikleri sevmeyince tekrar boyama kararı aldım bende. Tabi Tuba güzel, Tuba çalışkan, Tuba becerikli, Tuba saf her sözde içine kurt düşer alır boyayı boyar orayı burayı:) Daha önceki yazıda paylaşmıştım, sandalyeler içinde bir fikrim var diye bitince hepsini paylaşırım, benim gibi küçük çaki sahibeleri de yararlanır:)
Tikat tikat bu bir uyarıdır lütfen yazıyı okumadan önce burayı dikkatli okuyunuz, aksi taktirde yok ben boyadım olmadı, yok ben orasını okumamıştım, efendime söylim sen sorumlusun, mesüliyet kabul etmiyorum. Hayır baştan söylim sonra aile faciası yaşadık senin yüzünden diye kulaklarımı sevgi dolu nağmelerle çınlatmayınız:)

Çok düşünüp karar vermesi gereken grup:
 - Mobilyası yeni olanlar
 - Her tarafı lake olanlar
 - Sabırsız olanlar
 - Beceremem ben yahu diyenler
 - Eşim istemiyor diyenler ( Ben baştan uyarı aldım kötü olursa yenisini almam diye:))
 - Küçük bebeğim var diyenler


 Çok bakındım ama ünitenin eski halini net gösteren bir bu fotoğraf vardı, hamarat kadına bak hem boyamış hem pasta yapmış demeyin, eskiden kalma bir fotoğraf:) Boyamayı gece yapınca çektiğim fotoğraflarda belli olmuyordu, belki bu işimizi görür.
Ünitenin ilk halinde fotoğraflarımı koyduğum cam raf vardı, Elis büyünce zaten onu kaldırmıştık. Bir de yan tarafında tamamen tasarlayan kişinin psikolojisinin bozuk olduğu bir gün şuraya da en kocamanından bir kütük koyalım deyip yanına bildiğin adam öldüren gereksiz bir odun koymuş, onu da kaldırdık çünkü hiç bir anlamı yok, süs o:)
Fotoğrafta çok gözükmüyor ama yeni halinde daha iyi anlarsınız, mobilyanın alt kısımları ahşap, çekmeceleri  ve çıtaların arasındaki yerler krem lake boyaydı.


 Kullandığım malzemeler;
 - Polisan X1 su bazlı mobilya boyası (sitesinde özellikleri yazıyor)
 - Rulo firça (fırçaları alırken mobilya boyamak için derseniz uygun olanlarını verirler)
 - Kestirme fırçası (büyük ve küçük boy, mobilyanızın çok ayrıntısı varsa en küçüğünü de alınız)
 - Zımpara
 - Zemini koruyucu (ucuz olanlarından)

Zımpara kısmı en zoruydu, mobilyalar yerinden kalkmadığı için evin içinde yapmak zorunda kaldım ve her taraf toz oldu. Eğer mobilyanız küçük bir parçaysa balkonu tercih edin bence.
Zımpara işlemi önemli, aksi taktirde boyanız yüzeye tutunamadığı için çok çirkin alacalı bir görüntü çıkacaktır. Çıtaların araları beni çok zorladı, boyarken ve zımpara yaparken bir ara şaka değil oynatmaya az kaldı şarkısını söylerken buldum kendimi:)
Neyse ki bu sürecide atlattım ve sıra geldi boyamaya.


 Boyama yapmadan önce defalarca nemli bir bezle mobilyayı sildim, kuruttum ve Besmele çekip başladım boyamaya:) Eşim bu duruma tepkili olduğundan her fırçayı elime aldığımda içimden dualar ettim de diyebilirim:) Daha önce yatak odası takımını ve mutfak masasını boyamıştım ama bu bir başka geldi bana, ilk katı boyadım eşime baktım ve çok hain bir bakış sezdim. Hakikatten ilk kat berbattı, içimden eyvah yandım diye düşünürken ona karşı dik duruyordum. Sonra biraz kurumasını bekleyip ikinci katı attım baktım güzel oluyor, o heyecanla üç, dört derken beşinci katı da bitirdim:) Katlar arasında kurusun diye beklemedim çünkü boyanacak çok yer olduğu için ilk boya vurduğum yere tekrar gelene kadar kurumuş bile oluyordu.


 Bu arada zımparayı ve boyayı yaparken kulpları çıkartmıştım, zaten biliyorsunuzdur ama ben yine de belirteyim:) Ünitenin yerde kalan bölümünü ( ne denir ona bilmiyorum:)) en sona bıraktım. Boyama yaparken ünite yerinden gram oynamadığından koruyucu yerleştiremedim, yer boya olmasın diye tam ahşabın bittiği yerden yere koli bandı yapıştırdım. Biraz boya oldu yerler ama nemli sünger fırçanın tel bölümüyle kolayca çıktı. Beşinci kat bitince ben de bittim, yaklaşık yedi saattir hiç durmadan çalışıyordum ve belime inanılmaz bir ağrı girdi. Fotoğraflarda görmüşsünüzdür zaten çıtaların aralarını kapatmak için fırçam kalın geldi ve bazı yerler eksik kaldı, oralar tekrar boyanacak. Gerçi bu hali beni fazlasıyla mutlu etti:) Umarım sizde beğenirsiniz:) Kulpları boyarım diye düşünüyordum ama bilemedim, önerilerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum:)


 Ertesi gün yerden bantları çıkarttım, eşyalarımı çocuk sevinciyle yerleştirdim ve eşime naaaberrr bakışı attım :) Hep derim delilik bazen çok işe yarıyor:) Bazen, bazı şeylere, bazı bazı biranda karar vermek gerek:) Tekrar hatırlatmasıdır tikattttt! Lütfen iyi düşünün ne olur ne olmaz:) Hatta varsa imkanınız bir mobilyacıya sorun bence.

Mutlu, sağlıklı, konforlu ve bol kazançlı geçsin haftanız:)